Almanca diyalog örnekleri, öğrendiğiniz kelimeleri gerçek bir konuşmada görmenin en iyi yoludur. Bu sayfada 12 farklı durumda kısa Almanca konuşma diyalogları var: tanışma, alışveriş, kafe, yol sorma, telefon, randevu alma, otel, tatil, berber, okul, doktor ve restoran. Her satırın Türkçe çevirisi hemen altında; diyaloğun altında da o durumda en çok kullanılan kalıplar bulunuyor. Diyalogların çoğu A1–A2 seviyesindedir.
Kısaca
- 12 Almanca diyalog, her biri Türkçe çevirili
- Her diyaloğun altında o duruma özgü kalıplar
- Resmî konuşmada Sie, samimi konuşmada du kullanılır
- Telefonda vedalaşma: Auf Wiederhören!

Konuşma pratiği için Almanca dersleri sayfamızdaki konuşma bölümlerini de kullanabilirsiniz.
Almanca A1 diyaloglar: basit diyalog örnekleri
İlk dört diyalog A1 seviyesindedir: kısa cümleler, şimdiki zaman ve en temel kalıplar. Diyaloğu önce yüksek sesle okuyun, sonra gri çevirilerle karşılaştırın.
Almanca tanışma diyaloğu: Wie heißt du?
İlk derste ve yeni biriyle tanışırken kullanılan en temel diyalog. Samimi konuşmada du kullanılır.
Ayşe ve Tom tanışıyor
Ayşe: Hallo! Ich bin Ayşe. Wie heißt du?Merhaba! Ben Ayşe. Senin adın ne?
Tom: Ich heiße Tom. Freut mich!Benim adım Tom. Memnun oldum!
Ayşe: Freut mich auch. Woher kommst du, Tom?Ben de memnun oldum. Nerelisin, Tom?
Tom: Ich komme aus Hamburg. Und du?Hamburg’luyum. Ya sen?
Ayşe: Ich komme aus der Türkei, aus Izmir. Ich wohne seit einem Jahr hier.Türkiye’denim, İzmir’den. Bir yıldır burada oturuyorum.
Tom: Super! Was machst du hier?Süper! Burada ne yapıyorsun?
Ayşe: Ich studiere Informatik.Bilgisayar bilimi okuyorum.
Tom: Interessant! Bis später!İlginç! Sonra görüşürüz!
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Wie heißt du? / Wie heißen Sie? | Adın ne? / Adınız ne? |
| Freut mich. | Memnun oldum. |
| Woher kommst du? | Nerelisin? |
| Ich wohne seit … in … | … -dir … -de oturuyorum. |
Daha fazla tanışma diyaloğu için Almanca tanışma diyalogları yazımıza bakabilirsiniz.
Almanca alışveriş diyaloğu: Beim Bäcker
Fırında, markette ya da pazarda en sık kullanılan kalıplar Ich hätte gern … ve Was kostet …? kalıplarıdır.
Ali fırında
Verkäuferin: Guten Morgen! Was darf es sein?Günaydın! Ne arzu edersiniz?
Ali: Guten Morgen! Ich hätte gern vier Brötchen, bitte.Günaydın! Dört sandviç ekmeği istiyorum, lütfen.
Verkäuferin: Gern. Sonst noch etwas?Tabii. Başka bir şey?
Ali: Ja, ein Vollkornbrot. Was kostet das?Evet, bir tam buğday ekmeği. Ne kadar tutuyor?
Verkäuferin: Das Brot kostet 3,20 Euro. Zusammen 5,20 Euro.Ekmek 3,20 avro. Toplam 5,20 avro.
Ali: Kann ich mit Karte zahlen?Kartla ödeyebilir miyim?
Verkäuferin: Ja, natürlich.Evet, tabii.
Ali: Danke schön. Schönen Tag noch!Çok teşekkürler. İyi günler!
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Ich hätte gern … | … istiyorum (kibar). |
| Sonst noch etwas? | Başka bir şey? |
| Was kostet das? | Bu ne kadar? |
| Kann ich mit Karte zahlen? | Kartla ödeyebilir miyim? |
Market, manav ve kıyafet alışverişi için: Almanca alışveriş diyalogları.
Kafede Almanca diyalog: Im Café
Kafede sipariş vermek ve hesabı istemek. Almanya’da hesabı ödeyen kişi garsona kısaca toplam tutarı ya da bahşişli tutarı söyler.
Elif ve Lukas kafede
Kellner: Hallo! Was möchten Sie trinken?Merhaba! Ne içmek istersiniz?
Elif: Einen Cappuccino, bitte.Bir kapuçino, lütfen.
Lukas: Für mich einen Tee mit Zitrone.Bana limonlu bir çay.
Kellner: Möchten Sie auch etwas essen? Wir haben frischen Apfelkuchen.Bir şey de yemek ister misiniz? Taze elmalı kekimiz var.
Elif: Ja, gern. Ein Stück Apfelkuchen, bitte.Evet, memnuniyetle. Bir dilim elmalı kek, lütfen.
Lukas: Wir möchten bitte zahlen.Hesabı alabilir miyiz?
Kellner: Zusammen oder getrennt?Birlikte mi, ayrı mı?
Lukas: Zusammen, bitte. 12 Euro – stimmt so.Birlikte, lütfen. 12 avro, üstü kalsın.
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Für mich …, bitte. | Bana …, lütfen. |
| Wir möchten bitte zahlen. | Hesabı alabilir miyiz? |
| Zusammen oder getrennt? | Birlikte mi, ayrı mı? |
| Stimmt so. | Üstü kalsın. |
Almanca yol sorma diyaloğu: Wie komme ich zum Bahnhof?
Şehirde yol sorarken kibar bir girişle başlayın: Entschuldigung, …
Deniz yol soruyor
Deniz: Entschuldigung, wie komme ich zum Bahnhof?Affedersiniz, istasyona nasıl giderim?
Frau: Gehen Sie hier geradeaus und dann die zweite Straße links.Buradan düz gidin, sonra ikinci sokaktan sola dönün.
Deniz: Ist das weit?Uzak mı?
Frau: Nein, etwa fünf Minuten zu Fuß.Hayır, yürüyerek yaklaşık beş dakika.
Deniz: Gibt es hier auch eine Bushaltestelle?Burada otobüs durağı da var mı?
Frau: Ja, gleich da vorne, neben der Apotheke.Evet, hemen şurada, eczanenin yanında.
Deniz: Vielen Dank!Çok teşekkürler!
Frau: Gern geschehen!Rica ederim!
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Wie komme ich zum / zur …? | …-e nasıl giderim? |
| geradeaus / links / rechts | düz / sola / sağa |
| Ist das weit? | Uzak mı? |
| Gern geschehen. | Rica ederim. |
Yön tarif etmenin bütün kalıpları için: Almanca yol tarifi.
Günlük hayattan Almanca konuşma diyalogları
Aşağıdaki diyaloglar günlük hayatta en çok karşılaşacağınız durumlardan alındı. Bazılarında geçmiş zaman ve kibar rica kalıpları da var; bu yüzden A2 seviyesine yakındır.
Almanca telefon diyalogları
Telefonda kendinizi Hier ist … ya da Mein Name ist … diye tanıtırsınız. Telefonda vedalaşırken Auf Wiedersehen değil, Auf Wiederhören (duyuşmak üzere) denir.
Murat bir firmayı arıyor
Frau Lang: Firma Becker, guten Tag. Sie sprechen mit Frau Lang.Becker firması, iyi günler. Bayan Lang ile görüşüyorsunuz.
Murat: Guten Tag, hier ist Murat Demir. Kann ich bitte mit Herrn Weber sprechen?İyi günler, ben Murat Demir. Bay Weber ile görüşebilir miyim lütfen?
Frau Lang: Einen Moment, bitte … Herr Weber ist leider gerade in einer Besprechung.Bir dakika lütfen… Bay Weber maalesef şu anda toplantıda.
Murat: Wann kann ich ihn erreichen?Ona ne zaman ulaşabilirim?
Frau Lang: Am besten nach 14 Uhr. Möchten Sie eine Nachricht hinterlassen?En iyisi saat 14’ten sonra. Not bırakmak ister misiniz?
Murat: Ja, bitte. Er soll mich zurückrufen. Meine Nummer ist 0176 234 56 78.Evet, lütfen. Beni geri arasın. Numaram 0176 234 56 78.
Frau Lang: Ich wiederhole: 0176 234 56 78. In Ordnung, ich sage es ihm.Tekrar ediyorum: 0176 234 56 78. Tamam, ona söylerim.
Murat: Vielen Dank. Auf Wiederhören!Çok teşekkürler. Hoşça kalın!
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Hier ist … / Mein Name ist … | Ben … (telefonda) |
| Kann ich bitte mit … sprechen? | … ile görüşebilir miyim? |
| Möchten Sie eine Nachricht hinterlassen? | Not bırakmak ister misiniz? |
| Können Sie mich zurückrufen? | Beni geri arayabilir misiniz? |
| Auf Wiederhören! | Hoşça kalın! (telefonda) |
Almanca randevu alma diyalogları
Almanya’da doktor, resmî daire, kuaför ve hatta tamirci için çoğunlukla randevu (der Termin) gerekir. Randevu almak einen Termin vereinbaren ya da kısaca einen Termin machen diye söylenir.
Selin doktordan randevu alıyor
Praxis: Praxis Dr. Schulz, guten Morgen.Dr. Schulz muayenehanesi, günaydın.
Selin: Guten Morgen, mein Name ist Selin Aksoy. Ich möchte einen Termin vereinbaren.Günaydın, adım Selin Aksoy. Randevu almak istiyorum.
Praxis: Waren Sie schon einmal bei uns?Daha önce bize geldiniz mi?
Selin: Nein, ich bin zum ersten Mal hier.Hayır, ilk kez geliyorum.
Praxis: Was haben Sie für Beschwerden?Şikâyetiniz nedir?
Selin: Ich habe seit drei Tagen Halsschmerzen.Üç gündür boğazım ağrıyor.
Praxis: Können Sie morgen um 10:30 Uhr kommen?Yarın 10.30’da gelebilir misiniz?
Selin: Ja, das passt gut.Evet, uygun.
Praxis: Bitte bringen Sie Ihre Versichertenkarte mit.Lütfen sigorta kartınızı yanınızda getirin.
Selin: Mache ich. Danke, bis morgen!Getiririm. Teşekkürler, yarın görüşmek üzere!
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| einen Termin vereinbaren | randevu almak |
| den Termin absagen | randevuyu iptal etmek |
| den Termin verschieben | randevuyu ertelemek |
| Passt Ihnen Montag um 9 Uhr? | Pazartesi 9 size uyar mı? |
| Das passt (nicht). | Bu (bana) uyar / uymaz. |
Almanca otel diyalogları
Otele girişte (Check-in) adınızı söyler, kimliğinizi gösterir ve kahvaltı, internet ve çıkış saatini sorarsınız.
Kaan otele giriş yapıyor
Rezeption: Guten Abend, willkommen im Hotel Lindenhof!İyi akşamlar, Lindenhof Oteli’ne hoş geldiniz!
Kaan: Guten Abend. Ich habe ein Zimmer reserviert. Mein Name ist Kaan Yıldız.İyi akşamlar. Bir oda ayırtmıştım. Adım Kaan Yıldız.
Rezeption: Einen Moment … Ja, ein Einzelzimmer für drei Nächte. Darf ich bitte Ihren Ausweis sehen?Bir dakika… Evet, üç gece için tek kişilik oda. Kimliğinizi görebilir miyim?
Kaan: Hier, bitte. Ist das Frühstück inklusive?Buyurun. Kahvaltı dahil mi?
Rezeption: Ja, Frühstück gibt es von 7 bis 10 Uhr im Erdgeschoss.Evet, kahvaltı zemin katta saat 7’den 10’a kadar.
Kaan: Gibt es WLAN im Zimmer?Odada internet var mı?
Rezeption: Ja, das Passwort steht auf der Karte. Ihr Zimmer ist Nummer 214 im zweiten Stock.Evet, şifre kartın üzerinde yazıyor. Odanız ikinci katta, 214 numara.
Kaan: Danke. Wann ist der Check-out?Teşekkürler. Çıkış saati kaçta?
Rezeption: Bis 11 Uhr. Einen schönen Aufenthalt!Saat 11’e kadar. İyi konaklamalar!
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Ich habe ein Zimmer reserviert. | Bir oda ayırttım. |
| das Einzelzimmer / das Doppelzimmer | tek / çift kişilik oda |
| Ist das Frühstück inklusive? | Kahvaltı dahil mi? |
| im Erdgeschoss / im ersten Stock | zemin katta / birinci katta |
| Wann ist der Check-out? | Çıkış saati kaçta? |
Almanca tatil diyalogları
Tatilden dönünce en sık sorulan soru Wie war dein Urlaub? sorusudur. Cevapta geçmiş zaman kullanılır: war ve Perfekt (habe besichtigt).
Lena ve Emre tatili konuşuyor
Lena: Hallo Emre! Wie war dein Urlaub?Merhaba Emre! Tatilin nasıl geçti?
Emre: Super! Ich war zwei Wochen in Antalya.Süper! İki hafta Antalya’daydım.
Lena: Toll! Wie war das Wetter?Harika! Hava nasıldı?
Emre: Sehr heiß, jeden Tag 35 Grad. Ich war fast jeden Tag am Strand.Çok sıcaktı, her gün 35 derece. Neredeyse her gün sahildeydim.
Lena: Was hast du noch gemacht?Başka ne yaptın?
Emre: Ich habe eine Bootstour gemacht und die Altstadt besichtigt. Und du? Wo warst du?Bir tekne turu yaptım ve eski şehri gezdim. Ya sen? Neredeydin?
Lena: Ich bin zu Hause geblieben, aber nächsten Sommer fahre ich nach Italien.Evde kaldım ama gelecek yaz İtalya’ya gidiyorum.
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Wie war dein Urlaub? | Tatilin nasıl geçti? |
| Ich war … in … | … -de … kaldım / -deydim. |
| Ich habe … besichtigt. | …’yi gezdim. |
| am Strand / in den Bergen | sahilde / dağlarda |
Almanca berber diyalogları
Kuaför ve berberde saçınızı nasıl istediğinizi kısa sıfatlarla anlatırsınız: kürzer (daha kısa), an den Seiten (yanlarda), oben (üstte).
Ali berberde
Friseurin: Guten Tag! Haben Sie einen Termin?İyi günler! Randevunuz var mı?
Ali: Ja, um 15 Uhr, auf den Namen Ali Kaya.Evet, saat 15’te, Ali Kaya adına.
Friseurin: Wie möchten Sie die Haare haben?Saçınızı nasıl istersiniz?
Ali: Bitte nur ein bisschen kürzer. An den Seiten kurz, oben etwas länger.Lütfen sadece biraz kısaltın. Yanlar kısa, üstü biraz uzun.
Friseurin: Soll ich die Haare auch waschen?Saçınızı da yıkayayım mı?
Ali: Ja, gern. Und bitte den Bart trimmen.Evet, memnuniyetle. Bir de sakalımı düzeltin lütfen.
Friseurin: So, fertig. Gefällt es Ihnen?İşte, bitti. Beğendiniz mi?
Ali: Ja, sehr gut! Was macht das?Evet, çok güzel! Ne kadar tuttu?
Friseurin: 25 Euro, bitte.25 avro, lütfen.
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Waschen, schneiden, föhnen | yıkama, kesim, fön |
| ein bisschen kürzer | biraz daha kısa |
| den Bart trimmen | sakal düzeltmek |
| Was macht das? | Ne kadar tuttu? |
Almanca okul diyalogları
Sınıfta öğretmen ve öğrenciler arasında geçen kısa konuşmalar. Ders isimleri için Almanca ders isimleri yazımıza bakabilirsiniz.
Sınıfta bir sabah
Lehrerin: Guten Morgen! Wer fehlt heute?Günaydın! Bugün kim yok?
Can: Jonas fehlt. Er ist krank.Jonas yok. Hasta.
Lehrerin: Danke, Can. Habt ihr die Hausaufgaben gemacht?Teşekkürler Can. Ödevleri yaptınız mı?
Mia: Ja. Ich habe eine Frage: Was bedeutet „Wortschatz“?Evet. Bir sorum var: “Wortschatz” ne demek?
Lehrerin: „Wortschatz“ sind alle Wörter, die man kennt.“Wortschatz”, insanın bildiği bütün kelimelerdir (kelime hazinesi).
Can: Können Sie das bitte wiederholen?Tekrar edebilir misiniz lütfen?
Lehrerin: Natürlich. Und jetzt öffnet bitte eure Bücher auf Seite 24.Tabii. Şimdi lütfen kitaplarınızı 24. sayfada açın.
Mia: Entschuldigung, darf ich zur Toilette gehen?Affedersiniz, tuvalete gidebilir miyim?
Lehrerin: Ja, aber bitte schnell.Evet ama çabuk lütfen.
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Was bedeutet …? | … ne demek? |
| Können Sie das bitte wiederholen? | Tekrar edebilir misiniz lütfen? |
| Wie sagt man … auf Deutsch? | … Almancada nasıl denir? |
| Darf ich …? | … -ebilir miyim? (izin) |
Almanca doktor diyaloğu: Beim Arzt
Doktora şikâyetinizi Ich habe … kalıbıyla anlatırsınız: Ich habe Fieber / Kopfschmerzen / Husten.
Mehmet doktorda
Ärztin: Guten Tag, Herr Arslan. Was fehlt Ihnen?İyi günler, Bay Arslan. Neyiniz var?
Mehmet: Ich habe Fieber und Kopfschmerzen.Ateşim ve baş ağrım var.
Ärztin: Seit wann haben Sie das?Ne zamandan beri?
Mehmet: Seit gestern Abend.Dün akşamdan beri.
Ärztin: Ich verschreibe Ihnen ein Medikament. Nehmen Sie dreimal täglich eine Tablette.Size bir ilaç yazıyorum. Günde üç kez bir tablet alın.
Mehmet: Brauche ich eine Krankmeldung für die Arbeit?İş için rapora ihtiyacım var mı?
Ärztin: Ja, ich schreibe Sie bis Freitag krank. Gute Besserung!Evet, sizi cumaya kadar raporlu yazıyorum. Geçmiş olsun!
Hastane, eczane ve randevu konuşmaları için: Almanca doktor diyalogları.
Almanca restoran diyaloğu: Im Restaurant
Restoranda masa ister, sipariş verir ve hesabı ödersiniz.
Ece ve arkadaşı restoranda
Kellner: Guten Abend! Haben Sie reserviert?İyi akşamlar! Rezervasyonunuz var mı?
Ece: Ja, auf den Namen Şahin, für zwei Personen.Evet, Şahin adına, iki kişilik.
Kellner: Bitte sehr, hier ist die Speisekarte.Buyurun, menü burada.
Ece: Ich nehme die Tomatensuppe und danach das Hähnchen mit Reis.Domates çorbası, ardından pilavlı tavuk alıyorum.
Kellner: Und was möchten Sie trinken?Ne içmek istersiniz?
Ece: Ein Mineralwasser, bitte.Bir maden suyu, lütfen.
Sipariş ve şikâyet kalıplarının tamamı için: Almanca restoran diyalogları.
Almanca diyaloglarda en sık kullanılan kalıplar
Hangi durumda olursanız olun bu kalıplar işinizi görür. Özellikle anlamadığınızda kullanılan ilk üç kalıbı ezberleyin.
| Kalıp | Türkçe |
|---|---|
| Entschuldigung, … | Affedersiniz, … (söze girerken) |
| Können Sie das bitte wiederholen? | Tekrar edebilir misiniz lütfen? |
| Können Sie bitte langsamer sprechen? | Daha yavaş konuşabilir misiniz? |
| Wie bitte? | Efendim? / Pardon? (duymadım) |
| Ich verstehe das nicht. | Bunu anlamıyorum. |
| Was bedeutet …? | … ne demek? |
| Einen Moment, bitte. | Bir dakika lütfen. |
| Natürlich. / Gern. | Tabii. / Memnuniyetle. |
| Kein Problem. | Sorun değil. |
| Vielen Dank! – Gern geschehen. | Çok teşekkürler! – Rica ederim. |
| Schönen Tag noch! | İyi günler! (vedalaşırken) |
| Bis später! / Bis morgen! | Sonra görüşürüz! / Yarın görüşürüz! |
Sie mi, du mu?
Tanımadığınız yetişkinlere, satış görevlilerine, doktora ve öğretmene Sie (siz) ile hitap edilir: Können Sie mir helfen? Arkadaşlar, aile, çocuklar ve gençler arasında du kullanılır. Karşı taraf „Wir können uns duzen.“ derse “sen” diye konuşabilirsiniz.
Almanca konuşma metni nasıl yazılır?
Okulda ya da sınavda kendi diyaloğunuzu yazmanız istenebilir. Kısa bir konuşma metni şu dört bölümden oluşur:
- Selamlaşma: Hallo! / Guten Tag!
- Konuyu açma: Ich habe eine Frage. / Ich möchte …
- Soru-cevap: 3–4 karşılıklı kısa cümle; her cümlede tek bilgi.
- Kapanış: Vielen Dank! – Gern geschehen. Tschüss!
Diyaloglarda geçen temel kelimeler için Almanca A1 kelimeler, daha uzun okuma parçaları için Almanca A1 okuma metinleri yazılarımıza bakabilirsiniz.
Alıştırmalar
1Boşluğu doldurun
- ___ heißt du? – Ich heiße Tom.
- Ich hätte ___ vier Brötchen.
- Kann ich mit ___ zahlen?
- Auf ___! (telefonda)
Cevapları göster
- Wie heißt du?
- Ich hätte gern vier Brötchen.
- Kann ich mit Karte zahlen?
- Auf Wiederhören!
2Hangi durumda söylenir?
- Zusammen oder getrennt?
- Ich habe ein Zimmer reserviert.
- Bitte nur ein bisschen kürzer.
- Was fehlt Ihnen?
Cevapları göster
- kafede / restoranda hesap öderken
- otel resepsiyonunda
- berberde
- doktorda
3Almancaya çevirin
- Randevu almak istiyorum.
- İstasyona nasıl giderim?
- Tekrar edebilir misiniz lütfen?
- Kahvaltı dahil mi?
Cevapları göster
- Ich möchte einen Termin vereinbaren.
- Wie komme ich zum Bahnhof?
- Können Sie das bitte wiederholen?
- Ist das Frühstück inklusive?
Daha fazla pratik
Almanca Portalı’nda ücretsiz:
- Almanca dersleri: konuşma kalıplarını konu konu çalışın.
- Kelime kartları: diyaloglardaki kelimeleri kartlarla tekrar edin.
- A1 seviye testi: günlük iletişim bilginizi ölçün.
Sık sorulan sorular
Almanca diyalog nasıl çalışılır?
Diyaloğu önce yüksek sesle okuyun, sonra Türkçe çeviriyle karşılaştırın. Ardından bir rolü kapatıp diğer kişinin cümlelerini kendiniz söyleyin. En iyisi bir arkadaşla karşılıklı canlandırmaktır.
Telefonda Almanca nasıl vedalaşılır?
Telefonda Auf Wiederhören! (duyuşmak üzere) denir; yüz yüze vedalaşmadaki Auf Wiedersehen “görüşmek üzere” anlamına gelir. Samimi konuşmada ikisinde de Tschüss! kullanılabilir.
Almancada kibar rica nasıl yapılır?
Ich hätte gern … (… isterdim), Könnten Sie …? (… -ebilir miydiniz?) ve bitte kelimesi en kibar kalıplardır: Könnten Sie mir bitte helfen?
Termin ne demek?
der Termin randevu demektir. Almanya’da doktor, resmî daire ve kuaför için çoğunlukla önceden randevu alınır: einen Termin vereinbaren.
A1 seviyesinde diyaloglar ne kadar uzun olmalı?
A1 diyalogları genellikle 6–10 kısa replikten oluşur. Her replikte tek bir bilgi verilir ve çoğunlukla şimdiki zaman kullanılır.